20 Temmuz 2013 Cumartesi

Kaderin Şafağı

Yalnız kalmaktan daha fena
şeyler de mevcuttur
bir ömür geçer
farkına varmak anca bir ömre
vesile olur.

ölüme yakın olmaya
ne kadar yakınsan
o kadar anlarsın kendini.
ve o an geldiğinde
çok geçtir
çok geçten daha kötü
bişey de yoktur.

bazıları hiç delirmez
benimse delirmeden yazmam
söz konusu değil
geceleri.
yürüyorum akşamları
sayfalar dolusu şarkılarda
diğerleri gibi
kağıt kağıt sayfa sayfa
yürüyorum

uyunmaz geceleri
iki üç gün uykusuz kaldığım
anlar yaprak dolması gibi
sarıp sarmalar bedeni.
yatağımın orasında bulurlar beni
üzerime tuz biber ekerler
kızartırlar sonra
öfkelenmişlerim toplanır başıma
uyandığım bir gecede.
sonra kükreyerek kalkarım
atıp tutar
sonra evrene küfrederim
tanrıya söylenirim
biraz biraz.

çok az
çok fazla
ya da çok geç

çok güzel
çok çirkin
çok kusursuz
gözyaşları
kahkaha
kayıtsızlık

sevenler
nefret edenler

dev kazanı
bi dünya.
o dev kazanındaki
yalnızlık;
saatin tik takları arasında
akreple yelkovan arasında
ağır hareketlerini görebilirsiniz.

o denli büyük ki yalnızlık
dev çamaşır makinasında
çoraplarımızın diğer teklerini arıyoruz.

o denli büyük ki dünyada ki yalnızlık
insanlar yorgun
akrep yelkovan arasında
hayatları cezalandırılmış
insanlar bitkin,
bazen sevgiyle
ya da bazende sevgisizlikle
sakatlanmış.

bir oda
pencere
kapılar
duvarlar
can dostu tavan
bir başına acı çeken
dokunulmamış tenler
öpülmemiş
tadılmamış dudaklar
bir başına zamanı sulayan
kağıt adamlar ve kadınlar
bir telefondan yoksun
bekleyen
insanın iç dehşetini unutuyoruz

burun deliklerinden hayaller damlıyor
gözlerde bir buğulu tebessüm
özleme ait

acı ve hiçlik hissiyatı dolu yelkovanlar
selpak selpak
ağlayan kadınlar.

bir köşede bir dilenci
öbür yanda savaş çocuğu
eli yüzü kömürleşmiş
hisleri közlenmiş nefrete dair.

yaşlı bir adam şiir yazmayı dener olmuş
bir gece
ansızın.

bir kadın çığlıklar basıyor
kahkalarına
tik taklar arasında bıraktıklarını
kusuyor
tanrının yer yüzüne.

işsiz
yaşlanmış
yorgun

aşık
kırık kalemler
kağıt adamlar ve kadınlar

pencere açık
kaderin şafağı aydınlanıyor
alamadığın havanın hiddeti
ölü papatyalar misali.

tanrılar böyle işler yaparlar
onlara; neden?
dediğinde
konuşmazlar
kendine bir cevap ararsın
bir sigara ararsın
bir nefes
ve tamam
grimsi dumanlar
tütüyor
odanın penceresinden
dışarı.

yak bi tane daha
geçmeyecek.








2 yorum:

  1. "insanlar yorgun
    akrep yelkovan arasında
    hayatları cezalandırılmış
    insanlar bitkin,
    bazen sevgiyle
    ya da bazen de sevgisizlikle
    sakatlanmış."

    Çok güzel, yüreğine sağlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Kusyuvam.
      Sevgiler...

      Sil