29 Aralık 2013 Pazar

Arka ve izbe sokak

Bir defasında
hayatın da
sana karşı
üzgün
olabileceğine
dair bir şeyler
okumuştum.
ama inanmadım,
inanmaya her yaklaştığımı
sandığımda olmadı.
arka ve izbe
sokaklarda
buldum gölgemi.

acıdan
zevk alacak kadar
kafadan rahattım
her yalnız geceye kadar.

iyi hissettiğin
ve hiçbir şey hissetmediğin
günler var.
doğmayan güneşler gibi
batmayan geceler.
ortası yok,
öldüren de
düşündüren de bu sanırım.
ne yapacağını
hangi sayfaya bakacağını
bilmiyorsun.

bir gün sonrasını
hayal ederken
hiç var olmayan bir güdüye
hiç olmayan insanlara
hiç olmayacak zamanlar da
rasgeliyorsun,
rasgele diye
atıyorsun oltanı
bazen boş çekip yinede
dolu dolu hayata ve onu yaşayanlara
bir şeyler kaptırıyorsun.

insan hatalarından
zayıf düşmez,
insan hatalarını tekrarlamaktan
ve umut etmekten
zayıf düşer.
hayatın sana ihtiyaç
duymasını beklemek ayıbı
büyür...

hayatın rüzgarında
alınan bir nefese karşı,
çekilen bir sigaraya olan ihtiyaç kadar
kulak kabartmak gerekiyordu olaylara,
yaşananlara..

daha fazla ne olabilir ?
daha fazla ne diyebilir?
ne yazıp ne çizebilirlerdi
insanın kendisine dair.

gel olduğun gibi hayatın içine
serseri gibi
düşman gibi
hırçın bir dalga gibi
bir dava gibi
kalma geride.

hatalarından dönerken daha,
bir eski hatıra gibi bırak onları.
sanki çamura bulanmış gibi
olmalarını istediğin gibi
çekilen her sigara gibi
sonu gelecek gibi bırak..





17 Aralık 2013 Salı

Gece Yarısı

Gece yarısı
kendine kalmak.
buralarda yalnız kalmak diye
adlandırılır.
oysa kendine kalmak
kendine en yakın
ve en uzak kalabildiği an.

saat 03:00
aslında saat sıfır
bir hayale uçuşun
hemen öncesi
ve her an öyle.

her an
her yelkovan ve akrep hareketinde
sanki ikinci hayatı çalma uğraşıyla geçer.

her gün kendimi öldürdüm,
kendimi öldürdüğüm her andan sonra
hayatın içinde bir yerlerde
farklı bir ben arayışı,
daha farklı hayatları anlamak
ve yaşamak adına.

sıkılıyorum.
ve sonra çıldırma başlıyor.
ölmeyen her benin ardında
bir çıldırma.
bir hayalin zaferi ardından
o beden ölmeli
ve sonra bir kadeh hayal daha lütfen..

....

bir sigara yak o an,
ilkinin ateşiyle
diğerini.
boğazların kuruyana kadar yak
sonra içini yakacak kadar
viski damlat dudaklarına
tabi eğer paran da varsa.

yazarlar acı çekerek yazar derler
viski yoksa
ve eğer kuru sarma sigarayla içini ısıtıyor
ve karnını sigarayla doyuruyorsan
sadece ''yazarsın'' sen.
bunla da yetinilmiyor.

....

hayatta pek çok can vardı,
hayatta kalmak için
benimde pek çok cana ihtiyacım.

birini tanıyıp sonra diğerlerini tanıyordum,
hiç kopmayacak gibi hayatlar istiyorlardı
sonra kopuyorduk.

aramızdaki tek fark
benim kopacağımızı zaten biliyor oluşum.
sonraları çoğu nefret etti
o anlardan,
belki de hiç tanımamış olmayı dilediler
bende bir sigara yaktım
sokaktaki yeni bir insanın ateşiyle,
ve ateşi yakan insanlar hiç bitmedi
bende tükenmedim.

....

bazen yalnız kalmaktan şikayet edilir,
insan kendini severse
yalnızken de kendine kalmayı sever,
onlar bunun farkında hiç olmadı
bende hiç hatırlatmadım.

nedense
ölmedim,
her defasında hemde.
kafamın içinde hala buradayım
gerçek şu ki
kendine kaldığında
son damlasına kadar tadını çıkarmalıydın.

.....

bir kalabalık yap kendine,
kalabalıkta her çığlık bir fısıltı gibi gelir.
ve hep bir yerlerde hayatta kalırsın
böylece her şey normal gibi gelir
en kötüsünde bile.

tüm evler
konuşmalar
yüzler
kahveler
demlikler
tabaklar
dokunuşlar,
o sırları tutar.

bana sorarsanız ben hep gideceğim
hep bir yerlerde olacağım
kimse bilmeyecek
tahmin etmeyecek
sadece gerçekten istediğinizde
kalacağım..



4 Aralık 2013 Çarşamba

Sigara paketleri de biter

çok soğuk
üşümüyorum
ama çok soğuk.

adım adım
yollar.
yolda durmak durmaktır hani
hiç bir yere yaklaşamamaktır bile.
yolda devam ederken
durur gibi oldum bir an
gerçekten birinin yoluna girdiğinizi
anlamaya yakın olduğunuz
o an da, durur gibi oldum.

başka bir yol yoktu.
başka bir yola ihtiyacım da yoktu.

bende en eylemsizce gelecek hareketi düşündüm,
yapmadan düşünmek bile yetti
o yolda durduğumu düşündüm.

belki beş dakika durdum
düşündüm
hayatımın en  uzun beş dakikasıydı.

kaybetmeye yakın olduğunuzda
ve tam kazandığınız anda
zaman duruyordu.

senaryolar
ve biriken kül tabakası
soğuk hava
alabildiğine soğuk
ama soğuk aklınıza bile gelmiyor.

bir an
olaya dahilsiniz
bir an
sokakta ki
en ışıksız noktada
duruyorsunuz.

neden böyle oluyor bilmiyorum.

çok az oluyor
ama hep aynı şekilde son buluyor.
gece kadar soğuk
yağmur kadar ıslak
sigara paketini tek bir gecede bitirecek kadar
zehirli..