9 Temmuz 2013 Salı

Ancak gecenin adamları bilebilir bazı şeyleri




Küçük küçük bahçeler yapmış 
ufacık elleriyle, dokunup sardığı parmak uçlarından.
etrafı çitlerle çevrilmiş ufak bir kapısı var,
menteşelerle tutturulmuş, biraz paslı.
sadece ikimizin uyanık kaldığı bir zamanda 
tam da o zaman da kapısı aralanmış
apansız uyanışlar için.
o gece asla gelmeyecektir aslında
aklını kurcalayanda bida gelmeyecek olmasıdır
bişey biter ve gider 
bir mevsim geçer ve gider 
uçak kalkar ve gider bu kadar
basit olması da zor olandır.  




Sonra çok fazla gece bir zaman da çokça da saatler geçe bir zamanda; gri, çok giri çamurlu ve lodosun lanetine yakalanmış geceler sanki bir İstanbul gecesi gibi bir an yaşatır , ve bunu ancak gecenin adamları bilebileceği bir kaybetmişlik hissiyatı tattırabilir. bu insanlar yaşarken öldüklerini bilirler peki neden ağlamazlar kendi ölümlerine? neden salıp bıraktığı iplerde ki kendi basitliğini sorgulamazlardı? neden korkaklar gibi kaçarlar neden konuşmazlardı ki; sessiz sedasız bir köşede fısıltılarla konuştuklarını.. 
neden kaçarlardı. açıkçası bende bilmiyorum... ama sanırım sarhoş olmadıklarından kaçıyorlardı.  
insanlar pek fazla konuşmazlar. öyle açık seçik kelimeler seçemezler. en çok da konuşmak istedikleri zamanlarda bunu yaparlar.  herkes bilir ki yeryüzünde başlanan tüm yolculuklar, yalnızca başlangıç noktasına yaklaşmaya yarar, anlıcağınız dilden söylemek gerekirse ölüme yaklaşırsınız. ölümün olduğu yerde çaresiz ve suskun kalmak, zayıflık en affedilmez gerçektir kendi adlarımıza. hiç bir netice için savaşmamış oluruz.
Kaan ve Mete' nin de dediği gibi '' asıl kaybedenler kazanamayanlar değildir, asıl kaybedenler kaybetmekten o kadar korkarlar ki hiç denemezler bile. peki neyi kazanmak ve neyi kaybetmek istiyorsun galiba asıl soru bu... ve kimse de bir diğerine kızamaz, neden hüzünlendin diyemez yani ya.  en basitinden diyorum hani. bana bir adam göster, kafası karışmamış sana bir öpücük vereyim dudaklarından yada ne istersen işte. 
Dicem o ki; sen kazanmak mı istiyorsun yoksa zaten ne istediğini bilmeden bir kaza kurşunu gibi koskoca hayatta ordan oraya sekmek mi ? 




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder