8 Temmuz 2013 Pazartesi

-Geç kalmışlıklar hissiyatı-

Bir zaman önce İstanbulda dolandığım anlar gerçekten yaşadığımın tek kanıtı gibiydi. kentin gölgesinden sıyrılıp kendimi içine çektiğim sokaklar.. rüyaları bile etkileyecek kadar enteresan şarkılar fısıldıyordu. öyle anları pek fazla yaşamazsın. tadında mı kaldı bilmiyorum.

Bir tramva gibiydi kafam
tramvaylar geçiyordu içinden
taş sütunlar haykırıyordu dört bir çevreden
uçuşurken İstanbul'un göğünde,
bir dengesiz dalga gibi
sahillere çarpıyordu bedenim.
beni çeken, ciğerlerine çözen martılar pilot oldu.
insan böyle bişeyi her zaman yaşamaz.

Başlayan herşeyin bitmeye başladığı bir dünya
borsada para batırmış
sevgilisince terkedilmiş
kalemtraşlarını kaybetmiş insanların dünyası.
deli dolu hayatlarla sokaklar
insana nefes aldıran caddeler
yaşadığını hissettiğin kısa kesitler.
hayat üzerine
kadınlar üzerine
kaybetmek üzerine sohbetler sarmış havayı.
yada duvara bir yazı bırakmış bir adam.
bir kalem bir düşünce..

Bir ömür pusuya yatanlar
ve köşede iyice sıyırmış güzel arkadaşlar..

Bilir misin denizlerin boyu olmaz,
derinliği olur.
boy vermek gerekir o derinliği ölçmek için.
nasıl verileceğini karıştırmamak gerekir
o zaman rüzgara karşı işersin ki,
kendi sidiğinde abdest almış olursun.

Kent gittikçe büyür
masallar, kadınlar, sevişmeler, köfteler, acılar...
betlik yaratma sakin ol diyorsun -yalnızlığına-
bir kitap cenabet oluyor gittiği düşüncelerde,
verdiği akıllarda öyle derin buhramlar...

Gecenin sonu ve son bir parça açıyorsun
tüm anlamların yırtıldığı bir zaman geliyor.
bir dostla ölülerle ağlamak için bir köşeye içmeye gidiyoruz.
kısık bir ışık altında beklerken
sevdiğimiz bir ölü geliyor bu şehri ve düşünceleri anlamlı kılan,
''sizi bekliyorduk'' diyor canlı bir sesle.
götüm titriyor, hormonlarım kuduruyor.
sonra tüm ölülerle oturup sessizce ağlıyoruz
yağmur yağıyor.
Tanrı sesimizi duymuş olmalı bize eşlik ediyor
bi ara gözüm takılıyor ağlayan ölü bir kadına
''geç kalmışım'' diye geçiyor aklımdan
geç kalmışım.

Geç kalmadığımız bir hayata kadeh kaldırıyorum elimdeki kola bardağıyla.....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder