24 Haziran 2013 Pazartesi

Unutulmıcak bişey var sanırım; hayat şimdiden başlıyor..

Nerde ve kiminle olmak istiyoruz. Yaşamın içinde nasıl bir kutunun içinde kalmak istiyoruz… basit ama zor sorular çevrelemiş dört bir yanı. Nereye gideceğim ne  yapacağım nasıl dönecek bu çember etrafımda. Sorular ve onlara eşlik eden düşünceler...
Sanki bir duvarın içine hapsolmuşum, kafamın içine sıkışmış hayatım. Sonrasını düşünmek istemiyorum diyorum ve her an sonrasını düşünüyorum. Peki ya şimdi ne olacak. İlerisi için ne yapacağım. Bunu yapabilmek için yanımda ne bulacağım.
Hayatta yaptığım hiçbir şeyden pişman olmama gibi bir hobim var. Öyle motive ediyorum kendimi. Sonrasında o kadar garip bir acı hissediyorum ki kafamın içinde; çiviler çakılıyor dünyama, tam kafama.


Yaptığım onca şeye rağmen sanki her şey bir karmaşa içinde. Yavaş yavaş boğuluyorum çaktırmıyorum ama hiç burada olmak istemedim. Bu okulu istemedim, bu bölümü istemedim demek aklımın bir köşesinde duruyor. Ben bana sistemin verdiğini değil benim hayattan alabildiğim şeyleri severek yaşadım, belki bundandır bu düşünceler. Bi gün yazarlık yapacağıma inanarak değiştirmeye çabalıyorum şuan ki düzeni.. ve belki bir radyo programı sunarım bir köşede. Biraz bir şeyler mırıldanırım okuyuculara, dinleyenlere.. sonrasında uzaklara kaçarım biraz param olunca. Gezip tozarım dünyayı. Hiç olmamış fotoğraflar çekerim kendi penceremden. Hiç dokunulmamış hayatlara belki biraz ışık tutarım bu dünyada, ayın bile ışığını geceden çektiği bir anda.

Bir köşede içerim biraz yalnızca, dünyanın bir köşesinde o gün gördüklerimi kağıda dökerim belki biraz. Dışarıdan hafif bir ışık sızar içeri ben yazarken, bir tene dokunurum her köşemde usulca…

Gel gidelim ruhum, belki yeni bir şeylere kendimiz olarak sarılır ve biraz daha yazarız düşünceleri yaprak yaprak kağıtlara bahar misali, kelimelerden pastel pastel hayatlar çizeriz belki senle..

Tanrı bile korkar belki bu hayattan.
Tanrı bile göz yaşlarını koyar belki yazılanlara.
Çok uzakta bir kadın gözyaşlarını akıtır yazdıklarıma.
Bir adam belki vazgeçer bugün ölmekten.
Belki adam olacak bir çocuk yönünü bulur sayfaların yapraklarında..
Bir kadın bir hayale dalar da çıkamaz. Belki boğulur içinde bir yerlerde…

Sadece düşündüm, kafamın içinde yüksekçe bir sesle. Hayatın parçalarını lokma lokma tadarım umuduna mürekkepler tüketirim yaprak yaprak sayfalarda. Sıradaki nefes için o kadar umutsuz değilim, sadece düşünceler denizindeyim. Dalga dalga esmiş kafama her şey.. sahiller boyunca gezmek istedim. Uçurtmam farklı şehirlere dolaşsın istedim..

O kadar çok kendim kalabilmek istedim ki bu hayattan. Hayat geçen zamanı affetmez. 'Burada mı olmak istiyorsun yoksa orada mı' seçmek için çok zamanın yok.


Geleceği kazanabilirsin, ama unutulmıcak bişey var sanırım; hayat şimdiden başlıyor…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder