19 Haziran 2013 Çarşamba

uyku tulumları gibi tek kişilik uykular; -insan nasıl konuşur ki kendisiyle..-

dudakları kurumuş
çizgisi kaybolmuş bir yolda
yağmurlar yağıyor gecenin karanlığına
nefes almak bile zor
düşünmek sadece -bir an-
filmin sonrası yok.
yüzündeki gülümsemeler parça parça
hiç bir an diyerine ait değil...
hayata bak..

okyanustan düşünceler yapmış kendine
yağmurlar yağıyor sanki içine içine
tutamıyor damlaları
tutamıyor düşünceleri
gözlerini kısamıyor..
arkasına bakmadan hareket dahi edemiyor hani
sarıp sarmalanmış tüm prinçleri
-al beni hayat-
götür yukarlara...

yalanlar söylenmiyor
gözler yalan kaldırmıyor nicedir..
ağlasam bi an; sesim duyulur mu mısralarımda
dokunulabilir mi gözyaşlarına ?
elleriyle...

bilmezdim kelimelerin kifayetsiz olduğunu..
bir yer var, biliyorum;
her şeyi söylemek mümkün
epeyce yaklaşmışım
duyuyorum..
anlatamıyorum...

öyle bir havada gelir ki bazen kelimeler
yutkunamazsın tane tane..
düşüncelerinin başucunda durur bazı dokunuşlar
insana ruhlar dolusu haz veren -an-lar sarar havayı
martıların sesleri duyulur iki deniz arasında
bir sahilden çözülüp gitmek istemek vakti...

dili çözülmüş gecelerin
gölgeler derine derine kaçıyor
dalıyor günün gözlerine
gözler yalan söylemiyor...

bir korku verir sessizlik insana
geceler öyle sessiz
uyku tulumları gibi tek kişilik uykular;
insan nasıl konuşur ki kendisiyle
epeyce yaklaşmışım
duyuyorum
anlatamıyorum...




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder