11 Haziran 2013 Salı

Saatler gösteriyor: ‘ vazgeçmek zamanı bu…'

Yanına gelmese
Elini tutmasa bir daha..
Sesini duymasa
Dokunmasa parmak uçlarıyla bir daha..
Yüzüne bakmasa
Sarılmasa hiç..

Gitse unutur mu. Unutulur mu
Sözler, kelimeler unutulur mu…

Caddeler ve sokaklar boyunca izini bırakmış
Ceza gibi taşınmaz bir hal.
Suçlamak yakışmaz ki ardından bıraktıklarını
Bir beden bilir geriye kalanı,
Bir ruh, bir dudaklar bilir…

İnişler ve çıkışlar, kendinden kaçışlar, içindeki dönüşler
Şarkılar, hüsranlar, acılar
Bıraktığı şekilde karanlık bir gecedeki duruşlar
Zor olsa da bir dönüş
Umudu kucağında diz çökmüş pencere kenarında bekleyişler…

Bulutlarla toprak arasında koca bir dünya
Nerelere koşsan.. nerelere saklansan.. nerelerde ağlasan..
Bir şehrin penceresinden bakıyor
Zor olsa da titreyen eliyle sigarasını yakıyor
Bir yerlerde sarılırım görürüm umuduna.

Gülüşünü sevdiğini bilmesini istedi sadece
Sarılmak ve sadece acılarını çalıp götürmek…

Yalnız olduğunda kırılan bir beden
Göz yaşları akar gecenin gözlerinden,
Yeterince güçlü değilmiş gibi
Gittiğinde iyi hissetmeyen
Geriye kalan,
Kırılan bir beden…

Kendine bırakılmış, her şey gri gibi gözüküyor
Etrafta farkına varabileceği bir ren yok.

Ayık kalmaya çalışıyor
Ölüyormuş gibi
Ve artık farkında
‘’Bir gün artık çok geç’’  her zaman olduğu gibi
Vadesi dolmuş hayaller..
Neden ayık kalmaya çalışıyor ki burada ölürken
Neden ?

Bedeni kandırmak için sattığı ruhu solmuş artık
Vazgeçmek…
Sadece gitmek…
Hayatı biraz daha hissetmek için;

Saatler gösteriyor: ‘ vazgeçmek zamanı bu…'

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder