17 Haziran 2013 Pazartesi

#duranadam

#duranadam
Bir adam duruyor sadece
sokak lambaları aydınlatıyor geceyi
bir duruşla toplanıyor bir halk 
tane tane etrafına doluyor.

bildikleri dünyadan geriye birşey kalmamış sanki
sistemler başarısız olmuş
kurallar kontrol edilemez halde
yozlaşmış diktatörler sonsuzluk tahtında şaraplarını yudumluyor
hocalar, hacılar, vekiller, diktatörler, başkanlar yalancı olmuş 
düşünmez olmuş
sorgulamaz...
sokakların sesi duyrulmaz halde;
bir adam durmuş sadece 
duranadam durmuş.
bi çare.

Üzgünüm bu gece diğer 18 gün gibi. bu kimsenin işi değil sanki di mi?. insanlara hükmetmek yada boyun eğdirmek...

Müslüman, yahudi, hristiyan, ataist, zenci, beyaz nede diğerleri... sadece barış istersin sen, insan! karşındakine tutunmak, yardım etmek, beraber özgürce yaşamak. insanların yapısı böyledir ama bazı hırslar bunları köreltir. ne yazıktır o insana...

Biz birbirlerimiz mutluluğu için yaşamayı isteriz, kötülük için var olmuş felan değiliz. hor görmek, nefret etmek istemeyiz. susmak, susturmak değildir isteğimiz biz insanız dinlemek anlamak isteriz. birbirimizden nefret etmek ve hor görmek istemeyiz. dünyada herkese yetecek yer var. yaşam biçimimiz özgürce ve güzel görünebilir ama biz yolu kaybettik. her şeyin aydınlık içinde olduğu dünyada kaybettik hemde.

Açgözlülük insanların ruhunu zehirledi. dünyayı bir nefretle çevreledi. hepimizi penguen adımlarıyla kan ve sefaletin içine sürükledi sadece. ve biz bunu hep reddettik. unuttuk, yok saydık. haber bile yapmadık bazen...

Belki hızımızı artırdık, aklımızın alabildiğine değiştirdik dünyayı daha farklı yaşamlar daha güzel dünyanın hayalini kuraraktan, şimdi bunun tutsağı olduk. aklımızın oyununda bir tutsak olduk. bilgiler bizi alaycı yaptı; zekamız katılaştı, acımasız bir hal aldık.

Çok fazla düşünüyoruz ama çok az hissediyoruz. zekadan çok iyilik ve insanlığa muhtaç olduk. bunu biz yaptık. bu değerler olmadan bir an sadece düşünün; hayat korkunç olur, herşeyimizi ama herşeyimizi yitiririz. evrensel kardeşliği oluşturmak ve hepimizin birleşmesini sağlamaktı amaç. bu amaçlar satılık düşüncelere bıraktı yerini. milyonlarca acı çeken insan, çocuk, kadın, erkek suçsuz insanları hapse atan işkence eden bir sistemin kurbanları her yerde.

Korkmayın sakın. mücadele ettiğiniz doğru olduğunu hissettiğiniz o şeylerden korkmayın. insanlığın üstüne çöken bela, vahşi bir hırsın, insanlığın gelişmesinden korkanların duyduğu acının bir sonucu sadece. diktatörler bir gün ölecektir ve halktan aldıkları o güç, yine halkın eline geçecektir. nefret etmeyin! sadece sevilmeyenler nefret ederler. sevilmeyenler ve doğaya aykırı olanlar. öyleyse demokrasi adına bu gücümüzü kullanalım ve susmayalım. birleşelim. yeni bir ülke için yeni bir dünya için savaşalım, insanca bir dünya için.

Diktatörler sözlerini tutmazlar. kendilerini özgürleştirirler ama halkı esarete mahkum ederler. en azından özgür olduklarını sanmalarını sağlarlar. bu sözleri tutmak için birleşelim, insanlık için birleşelim. dünyayı özgürleştirmek için birlik olalım, sınırlar olmadan yaşayabilmek için. hırstan, nefretten ve hoşgörüsüzlükten kendimizi arındırmak için. 

Özgür bir dünya için! insanlık için! gecelecek için birleşelim... ve bu düzene artık; DUR diyelim.





2 yorum:

  1. Merhabalar,
    Bloğunzuun yeni takipçisiyim. Çok beğendim paylaşımlarınızı. Sizi izlemeye aldım. Bana da beklerim. http://fatoscatadlar.blogspot.com/
    Güzel paylaşımlarda tekrar görüşebilmek dileği ile,
    Sevgiler...

    YanıtlaSil