9 Nisan 2014 Çarşamba

Kendi bir dakikanız etrafınızdakilerin bir dakikalarına yaklaştığında -uçuyoz biz-.



Bir kaç gündür 'sessiz sakin' duruyorum öylece. bir şeyleri anlamlandırmayı deniyor, yinede kayboluyordum. bakmak, görmek ve yaşamak istediğiniz hiç bir an aynı anda bulunmuyordu sanki. bir şekilde susturuldum. eminim tanrı bir yerlerden gülümsüyor olmalı bana.

Yapacaklarım ve yapmam gerekenler arasında garip bir döngünün içine hapsoldum. ve an garibi yapmanız gerekenleri bu kadar karışık bir akıl içerisinde bile yapmak zorundasınız. sanki sessizliğe gömülüyorduk diri diri. odamın uzun pencerelerini açıp fransız balkonundan dışarıya bakıyorum uzunca bir süre. sonra sigara da bitiyor, akşam olup hava kararınca içeriye bir soğuk sızıyor biraz kendime geliyorum.

Bazen öyle rüyalar görüyorum ki uyandığımda bir sigara yakmaktan fazlası gelmiyor elimden. bu kadar çok rüya görürken öğlen oluyor daha sabahın farkına bile varamadan. sanırım benim uykuyla bir sorunum yok; uyanmakla bir sorunum var, uyanasım yok.

Bazen her kimseniz, o kişi kimsenin hoşuna gitmiyor. bazen kendimin hoşuna bile gitmiyorum. farklı bir şeyler yapmadım ya da garip sözler vermedim. ama kimse sizi görmek istediğinin dışında olan diğer rüyalarla bir tutamıyor. öyle veya böyle bir süre sonra nefret ettiği veya tiksindiği biri haline geliyorsunuz.

Daha ne kadar böyle devam edebilir derken bir an geliyor hiç tanımadığınız veya tanıdık gelen bir başka ruh halinde uyanıyorsunuz.

Sanırım kendi bir dakikanız etrafınızdakilerin bir dakikalarına yaklaştığında uçuşuyoruz.

Tüm olay bu. 

1 yorum: