16 Nisan 2014 Çarşamba

bir şekilde ölecektik


Koltuğun üzerinde üç gün önce öldürülmüş ceset gibi yatar halde buldum kendimi. ceset gibi öylece uzandığını düşün. tüm her şeyi bir kenara bırakıp sadece boşlukta bir ceset düşün. bu kendimi ilk buluşum falan değil. çoğu defa randevulaşır gibi, ölüyümdür sanki. kilometrelerce yol katedebilecek bir düşüncede tek bir adım atmak bile büyük gelir o anlar.

nefesim odanın içinde yankılanıyordu. ve tek çevrem bir iki oda kadardı. yıllar gibi gelirdi geçen bir kaç saniye.. sahte ve yalnız olduğun hissiyatına kapılıyordun.

bazen dokunduğun ve gördüğün tüm her şey hissiz kalıyordu. belki bir kaç yanlışın arasında doğruyu bile göremiyordun, hiç o kadar sarhoş olmamıştım ve hep o kadar sarhoştum aslında.

yanlış olanlar her zaman hayatının odak noktası olup doğrularını bile köreltmeyi başarmışlardı. hep yanlış yoldum, karşımda duran hep yanlış yoldu. ve insan bir zaman diliminde anca bu kadar şanslı görünüp dibi görebilirdi.

zamanı bir araba gibi sürekli sürüyordum. ve bazı anlar hayata dönüş yolu yok gibi gelirdi. hayatın oyununa bak diyip hiç bir zaman elindeki zarların hepsini atamadım. ne dibi görme riskini aldım ne martı olmayı.

bazen kafanla bir anlaşma yapıyordun. kendi inanmak ve yapmak istemediğin şeylere beynini zorbalıyordun ve bir süre sonra ruhuna ait olmayan her şey sanki seninmiş gibi yapabiliyordun. bir insan yalanlarına inanıyordu, ve evet garip ama kendi yalanlarına.

her şeyini kaybetme fikri korkutucu geliyordu. ama ne şimdi ne de sonrasında özgür kılamıyordun bedenini.

yaralar korkularını içerden beslerken görmezden gelirdim. her an bir son sefer gibi gelirdi önceleri, her anın son bir sefer halinin aldığı o anlarda hayat daha yaşanılırdı. şiddetin ve korkunun damarlarını kemirmesinin verdiği tat bir yerden sonra varlığını yokluğa çeviriyordu çünkü onu kaybediyordum. gerçek korku için gerçekten titremelisiniz.

bazı anlar geri dönüşü olmayan bir yoldasın ve sürüyorsun.
hiç bir durak noktası olmadan.
durakları aradığın her noktada
baştan start alıp hiç bir yere varamadığının farkına varıyorsun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder