6 Mayıs 2013 Pazartesi

Oysa bugün sonsuz olmalıydı...


Alaca karanlık bir gece,
Kısık bir sokak lambası aydınlatıyor dar sokağı.
Makyajı akmış,
Zor bir kadın kaldırımları adımlıyor
Kim bilir, garip bir donukluk var teninde.
Kafası dağılmış, bir kurşun sıkmışlar gibi.
Elinde bir bira şişesi,
Ara ara yudumluyor.
Bir köşeden onu izliyorum,
İki dudağımın arasında bir silah, hafif dumanlı kafam.

Orada, neredeyse orada, o anda başlıyor hikaye.
Karşısına çıkıyorum, ismini söylüyor..
Gece boyunca moralin bozuktu?
Açıklaması zor bir yerde zor bir anda buluyorum onu.
Sigaramın küllerinin ardında, dumanın içinde kafamda buluyorum.
Yanmış eski bir hikayenin sayfaları,
Dudaklarından dökülüyor
Sadece izliyorum.
Yanmış kelimelerden bahsediyor
Dumanlar yükseliyor kafamızdan.
Kadın, bakıyorum sadece,
Düşünceler altında kalan gözlerine...

Dumanlar kaplıyor ölmüş olan sabahı,
Gündüz ve gece bir olmuş.
Biz bir olmuşuz.
Dudakları benim,
Düşünceleri benim,
Ne ben ona sahip ne de o bana.
Neysek o kalmışız o anda. çıplak..

Renkler ısınmaya başladı bir an,
Siyah kaldık, kavga felan ettik sanırım.
Bi da ne zaman görücektim onu,
Adın neydi be diye bile sormadım, o da sormadı.

Hey! aşkım,
Siktirip git evimden!
Beynim tehlikeli bir oyun oynuyorum diyor,
Delice gelebilir, ben deliyim.

Bakışlarını unutmadım,
Biliyorduk yalnızlık ömür boyuydu.
Sallamadık ikimizde hiç bir sözü, biliyorduk sadece
Hissediyorduk. yetmiştik birbirimize,
Bitmişti kotamız.

Midem bana senin bulunmaz olduğunu söylüyor.
Sigaramı yakıyorum.
Küllerden doğan bir öpücük, en anlamlısı da bu
Gidiyorum diyor. siktir olup gidiyorum.

Ama bir şey var aşkım.
Aklım bana oyun oynuyor, bir şey fısıldıyor
Küllerinle beraber gideceksin, tam da şu kapıdan.
Ama dumanlar burada kalacak..

Oysan bugün, sonsuz olmalıydı...


1 yorum: