5 Mayıs 2013 Pazar

Bir Melankolik adam


Bir melankolik adam, iki dudağının arasında sigara
Tüm dünya onu çevreliyor,
Ayaklarının altında bir yürüyen merdiven, geçiyor hayat.
Kayıyor parmaklarından kelimeler
Garip bir hayale mal olan bakışları var.
Çok yalnız bir adam,
Elinden geleni yapan çok yalnız bir adam…
Şaşkın karizmatik bakışları var,
Sanırım hayatı anlıyor, bir anda olsa.
Büyümeye, görmeye, anlamaya devam eden bir kafası var…

Yıldızlar gecenin karanlığına düşüyor
Hapsoluyorlar geceye, özgürlük çok uzak bu gezegende,
Ama düşünceler hep özgürler
Eylemlerse çok yalnız bu diyarda
Düşünceler kağıtlara saklanıyor, o bile zor bazenleri.
Ve kızgın sesler rüzgarda devam ediyor,
Kafatasına bir tabanca dayanmış
Bir bakışın esiri olmuş bir mülteci gibi.
Aklı ona ait. Kaybetmiş yolunu.

Bir ışık demeti gibi aklını dolduran bir yüz,
Hatırlayacağı özel bir an var, sadece birkaç saniye buluşan bir bakış.
Gezegenin görüp geçirdiği tüm iyi adamlarca hatırlanacak cinsten,
Yaşamı sefaletle geçen bir adam
Zor bir kadının, zor bakışlarını çevreliyor.
Ölümün olduğu yerde daha ciddi ne olabilir?
Aşk öldürür mü?
Yoksa bir an ölüp gittiğini mi hissedersin?
Neye bulaştın sen, zavallı adam?

Ölmeyi mi unuttum ben yoksa diye bir geçirdi an ve an.
Yolda olmak bir hızlanmayı gerektirir
Mal gibi yolda durmak, durmaktır.
Ve sular akmaya devam eder. Sen durursun.
Korkarsın belki.
Korkma be adam. Yalnızlık ömür boyu sen bilmez misin?

Belki de sadece hayallerine çok yakışıyordur.
Belki de sadece sigaranın yanında iyi gidiyordur.
Belki de ölmeyi seviyorsundur.

Hadi,
Bana bir masal anlat, kısaca adı sen olsun.
Hiç uykum yokken,
Uykuya dalayım.
Ve hiç sen yokken,
Sen varmışsın gibi yapayım.
Yada bırak,
Düşüncelerimi öldürüp kafama bir tane çivi çakayım.

2 yorum:

  1. Ne kadar güzel olmuş bu,özellikle son kısma bayıldım,kalemine sağlık :)

    YanıtlaSil