25 Şubat 2013 Pazartesi

belki de bu ''hayatla'' farklı ormanların odunlarıyızdır ha?



Çekilen her sigaranın her nefesin bir düşünceye tutunduğunu söylediler. çoğu hayale sığdıramadın bazı şeyleri. geçmişin acılarıyla geleceğe bakmaktan tam anlamıyla kimse çeviremedi seni, bazı geceler düşündün. tutunmaya çalıştığın çok şey oldu. yaşlanmış bir ağacın dalları gibi kuruyup yok oldular, tutunmaya çalıştığında kırıldılar.

Bazen sonbahar gelir, küsen bir yazın ardından soğuk bir esintiyle başlar. rüzgar düşüncelerini yakalar onları hapseder gecelerini uzatır. ağzından hiç çıkmayan kelimeleri sadece hayal edersin. korkakların bedeli bu olsa gerek içine atmanın bedeli; sadece hayal etmek.
Slas-Gotten

Sigarayı bir nefes diye çekmeyip düşüncelerinle beraber çektiğinde içine dolan acıların bıraktığı izi silebilir misin? geçmişin kötü anılarını tek bir anda yok edebilir misin? uzayıp giden diğer sorular...

Neden mi içiyorum. bilmiyorum belki biraz daha konuşabilmek belki içime attığım dumanı biraz daha salabilmek için. neden mi itiraflar zordur? diğer bir çok sorunun cevabı gibi bilmiyorum. çok şey sorguluyorum hayata dair belki fazlasıyla gereksiz. belki de önemsenecek çok az şey var. yada değer verilmesi gereken çok az şeye göz kırpıyoruz.
Bazı bakışlar dikkat çeker, görürsün sonra içindeki aşkı hissedersin kalbine dokunur sonra yüreğine. çok az hissedersin, çok az bakış ask diye okunur. çok az kelime duygulardan sızarak dalgalarla beraber kıyıya ulaşır.

Yaşam boyunca milyonlarca adım atıyoruz kaçı hayallerimize doğru kaçı hayatın bizi sürüklediği yere doğru, kaçında korkusuz, kaçında gerçekten cesur. düşünceler değişimlerle dolu her an farklı bir şeye etki ediyor. tanımadığın bilmediğin bir diyardan nefret edersin, yabancı bir yüz ilk basta korkutucu, hiç konuşmadan, hiç tanımadan yine de düşüncelerimiz oluşur. bazen adımlarımız birbirimize doğru olur; tanımak için, ağlamak için , gülümsemek için, öpmek için, tutunmak için, bazen sadece bir sigaraya tutunur gibi rahatlamak için dokunuruz birbirimize.

Birbirimize karsı nedensizce acımasız olduğumuz dakikalar bazen tam tersine dönüşür. hayatın bizi yalnız bıraktığı bazı anlarda birbirimize dönüyoruz. geçmişin nefretinin üzerine pastanın üzerine çekilen krema gibi örtüyoruz, tekrar bir neden bulabilmek için belki.

İşinden emekli olan bir amca kendini kusursuz bir fırtınanın içinde bulur, bomboş. etrafa saldırabileceği, etrafa koşabileceği adım atacağı bir nedene ihtiyaç duyar, korkar, yakınında birilerini arar. konuşmak için bir neden arar. yasamak için bir neden. bazen güçsüz kaldığımızda bizde bir neden ararız. tek bir neden yeter bazen.

Bazense gücün en üstünde kaybedersin. o anın adı –yalnızlık-. ama o bildiğin yalnızlık değil bu. güvendiğin bir bedenin verdiği ihanet belki de bunun adı. adım atarken, milyonlarca adımı birbirine karıştırıp devam ederken bir yolda, karşında beklentileri olan yüzlerce yüz, ve sonra kendi beklentilerin; kaçına etki edebilirsin, kendin için ne yapıyorsun, ne yapacaksın, peki sonra ne olacak, kimim ben, neyim?? yüzlerce soru, bazı anlarda hepsi belirsiz


Hep mi bir fırtınaya tutuluruz? ya da düşünmekten kaçmadığımız o zamanlarda, bilerek bir fırtınanın ortasına mı bırakırız kendimizi?

Bazı gülümsemeler derin bir yara barındırır içinde. tanımadığın sana sıcak gelen bir gülüşün ardında bazen kötü bir gerçek yatar. kaçmaya çalıştığın, durumu fark ettiğin, geç kaldığın o anda bazen boka batarsın.

Bazı geceler sonsuz düşünceye dolanır. bazı günler sonsuz neşeye. herkes birbirine etki eder. bazen kötü bazen iyi. hayatın içinde bir bayrak yarışındasın. kendi hayallerinin bayrağını sürekli iyi bir yerlere taşımaya çalışırsın ya da öyle gözükmeye çalışırsın sadece. acımasız olman gereken zamanlar olur, dikkatli olman gereken yerler. umarım doğru zamanlar da doğru yollara da denk geliyoruzdur arada bir de olsa...

Belkide her şey olması gerektiği gibidir ha?...
Ama yine de içine attıkların bazen senden ağırdır,
ve bu ''hayatla'' belki de farklı ormanların odunlarısınızdır.





10 yorum:

  1. Gelecek bir bahara ve ardından beni bırakıp gitmeyecek bir yaza ihtiyacım var. Olur mu sence ne dersin????

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hayatın bir anda boktan bir hal alabildiği, en dipteyken de göz kırptığı anlar gelir geçer. ama dedim ya hepsi belirsiz diğer her şey gibi.

      Sil
    2. O belirsizlikleri silip atmak istiyorum, hayatımda sadece mutlu olan şeyler olduğu gibi kalsın istiyorum. Ama biliyorum bunun tek yolu, tam ortadayken, çok mutluyken Ölmek...

      Sil
    3. ölüp gittikten sonra ne bok yiceksin? -hiç- olucaksın. herseyden mutlu öyle bir insan görürsen su hayatta ona benden selam söyle. en azından herkese bi iyilik yap, bu kadar boktan şey varken yaz. en iyi bildiğin şeyi yap. yoksa yaşarkende bi -hiç- kalıcaz.

      Sil
    4. Yazsan da hiç olmamanın garantisi yok... Şimdi bunu yapmaya devam, ben de mutluluk kelebekleri görmüyorum çevremde. Belki o yüzden inancım daha da azalıyor Burak...

      Sil
    5. Dediğin gibi bazen inancın öyle bir kayboluyor ki, çıkmaz bir sokakta öylece kalıyorsun sanki. o anda bir şey bekliyorsun, belki devam edebilmek için bir neden arıyorsun o çıkmaz sokakta. umarım arada bir bize de uğrar o nedenler.

      Sil
  2. Duygular, düşünceler, istekler karmaşası, o istediğin yerde istediğin kişilerle misin, aslında şu an doru yerde misin, doru şeyler mi yapıp düşünüyorsun ya da herşey çok mu farklı olmalı hiç bilemiyorsun, çoğu zaman cesaretsiz kılıyor karmaşık durumlar seni, ama her şeye rağmen yaşamak güzel, küçük güzelliklerden bir dünya yaratmak güzel ama istiyoruz ki o dünyamıza kimse müdahale etmesin...
    Çok güzel yazmışsın,ellerine, hislerine sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ufak birşeyler netleştiğinde bile, o belirginler iyi geliyor bazen dediğin gibi. ama bazen öyle sıkıcı bir hal alıyor ki herşey, büyük bir değişiklik şart gibi. teşekkür ettim:)

      Sil
  3. Çok güzel bir paylaşım..Bloğunu izlemeye aldım canım.Bana da beklerim.İstanbuldaki farklı mekan ve lezzetlerle ilgili paylaşım yapıyorum :)

    YanıtlaSil