3 Ekim 2014 Cuma

ekarte etme çabaları

her şeyi bir düzene otutturmaya olan çabamızla yıpranıp gidecek miyiz. ya da ne bilim tanrısallaştırdığımız şeyler bizi bir gün yok olmaya mı yoksa yaşamaya mı itecek bilmiyorum. sanırım olağan çabamızla hayatımızda ki her bir şeyin hastalıklı doğamıza bulaşıp bize verdiklerinden güzel bir şeyler çıkarma umuduyla devam ederiz.

bazenleri sıradan bir sabah işte,
tekrar aynı şekilde uyanmış olmanın verdiği memnuniyetsizliği ekarte etme çabaları...
sabah güneşinin vurduğu, büyük bir pencerenin ardında büyük ahşap bir yatak ve çevresinde kitaplar dizili bir şekilde düşlerim bazı sabahları.
bazen böyle bir hikayenin sadece figürü olabilirsin.
ne zaman böyle bir hikayenin asıl rollerini paylaşabiliriz bilemem.
peki ne zaman olur da aynı şehrin karanlığında aynı sokak lambasının altında aynı hayellere içerken buluruz birilerini.

güzel şeyler bu mevsimde dökülüyor, bir yerlerde insanlar bu mevsimde denize girmek istiyor ama başaramıyor. bir yerlerde insan gibi yaşamak isteyenler vahşi bir hayvan gibi görünüyor. resimlerde ki mutluğu her an canlı tutmaya çabalayan insanlara iyi göründüğünü söylemeye çabalayanlar ve diğerleri.

sıcaklığı düşünüyorum, yatakta ki sıcaklığı.
bir şarap düşünüyorum. bir kaç kadeh dolusu şarap.
işte bu biraz mutluluk mu?
mutluluk, mutsuzluklarımızı bir süre unutmamızı sağlayan anların bir adı mıdır.
bulutlar isteklerimize göre çarpışabilirler mi peki,
henüz bir kanıt yok bu konuda.

kımıldama sakın
tam boynunda hayaller yaşıyor,
tüm hayalleri bir bir öpüyorum.

kımıldama dur
yüzünde çok farklı bir tebessüm var,
bir şeyler fısıldamak istiyorum
'seni seviyorum'
çok acemi kalıyor.

saçmalama sakın,
dur uzaklaşma ordan
tam yüzümü yasladım.
şekillendi tüm bedenim üzerinde,
dur sarsma
düşmesin ifadelerim
dünyadan

......







1 yorum: