3 Ekim 2013 Perşembe

Soluk soluğa

Aklı havada, kafası yerin bin dibinde
Hileler deniyor ruhunu aldatmak için
Kafasını kaybetmiş
Düşüncelerin attığı bir çukurda, çıkmaz da
Hiçbir şey olmayacak gibi geçen bir zaman
Tam yanında bir solukluk boşluk
Nefes alamamanın doruk noktası
Hiçbir şey durmuyor ama akıl teslim olmuş
Bira şişeleri birbirine vuruyor

Konuşmaya çalışıyor dudaklarında
Kelimeler bir rüya görüyor o an
Çıplak bedeni ruhumda
Uyanık yattığım bir çok kısa film var

Sonrasında aldığımız darbeler
Ve geride kalan, hissettiklerin…
Onu hala özliceğin bir an gelir mi
Yoksa siktirip gider misin bu oyundan
Üstelik daha hiç başlamadığın bir anda..

İç çekişler ve çığlıklar
Kafasının içinde bir hastalık gibi…
Özlemeyi bıraktığın bir an gelebilir mi
Sadece bunu düşünmeyi bıraktığın bir an gelebilir mi
Her şeyin sona erdiği tek bir kıyamet anı….
Ardından kalan,
Her şeyden nefret eden bir beden
Neden ?

Onunla ilgili her şeyden nefret ediyor
Ama onu seviyor
Seni neden seviyorum ki?
Nefret ediyorum
Seni neden seviyorum ki?
Benimle ilgili her şeyden nefret ediyor
Beni neden seviyor peki?
Ben nefret ediyorum
Sen nefret ediyorsun
Seviyorum bu oyunu
Ölü ruhumda
Tek bir canlı gibi
Ruhumu soluyor…

Neden seviyoruz ki?
Neden sevişirken nefret ediyor
Ama yine seviyoruz.

Ölmek sadece ruhun teslimi değil,
Ölmek yaşadığın bir bedeni
Soluk soluğa kalarak nefes almak istemek gibi…

Her acı çekişinde
yeniden başlamak ister gibi..


1 yorum:

  1. Merhabalar.
    Cenab-ı Hakk, insanı gerçekten o kadar mükemmel yaratmış ki, onu (insanı) sevmemek mümkün değil. Ama ne yazık ki, sonradan edindiği donanımları yüzünden sevmeyi bir tarafa bırakın nefret edilen bir varlık olmuştur.
    Dizeleriniz bir harikaydı. Kaleminize ve yüreğinize sağlık ve mutluluklar dilerim. Kaleminiz ve yüreğiniz güçlü ve daim olsunlar.
    Selam ve dualarımla birlikte en Güzel'e emanet olun.

    YanıtlaSil