9 Ocak 2013 Çarşamba

Kar Tanesi Gibi Masum Düşüncelerin Işığında


Kendine bile itiraf edemediğin bunca şey varken; omuzlarındaki yükün altında durmaktan kim alabilir ki seni. Sadece anlık gülümsemelerin peşinden koşarken aradaki boşluklarda kim avutabilir ki. Yanına alıp taşıdığın yüzleri ilerlediğin yolda bir kenarda unuttuğunda kim taşıyabilir. Ruhunu özgür bırakıp kendin olmayı başardığında seni değişmeye zorlayan ruhlara ne anlatılabilir ki daha.

Madem özgür yaşamak, özgür hissetmek bu kadar güzel, neden düşüncelerin tutsağı haline gelinir, insanların sadece ruhlarına dokunmak varken neden hırsları bunun önüne geçer…

İnsanlar kendilerini iyi hissetmek için hırslarını öne atıyor, ruhlar parçalanıp eziliyor. Gerçekten bizler bu muyuz… Yanı başınızdaki sıcak bedenleri, anlık mutluluklar uğruna harcayacak kadar ucuz varlıklar mıyız?

Saklı kalmış, utanan ruhlarımıza dokunmak neden bu kadar zor. Şarkılar neden mi var, içinde tutuğun dumanın acı dolu hikayeleri onlar. Düşüncelerini salı verdiğin, ruhunu adayıp bambaşkalaştığın, dost dediğin adamlardır şarkılar.

İnsanların ruhlarını açmak için düşüncelerini sevmeniz gerekiyor, kendi düşüncelerini feda etmen isteniyor bu yolda. Seni sen yapan şeyleri alıp yerine farklı bir ruh konmak isteniyor sanki.

Bağırmak yerine, susmayı öğretiyorlar sana. Dünyayı bembeyaz yapan bir kar tanesi gibi, insanların ruhlarını açmayı dokunmayı istersin, soğuk bir kar tanesi gibi dokunup kendine getirmeyi. Bunu sadece sen istersin; kimseye itiraf edemeden ve ezilirsin yine kar taneleri gibi masum düşüncelerinin ışığında…

2 yorum:

  1. Yeni keşfettim seni , çok hoş yazıyorsun gerçekten , sevdim :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok saol, aklıma estikçe bişeyler anlatmaya çalışıyorum beğendiğine sevindim :)

      Sil