23 Kasım 2012 Cuma

Bir yürüyüse çikarim.. ve evet başımı döndüren buruk düsünceler!...


Yine sadece kendime kalırım; bilmiyorum, bir an sanki sonsuzluk gibi geliyor birşeyler. Bir anın hiç bitmemesi gerekiyor bazen ha, ‘zaman’ın öylece havada asılı kalması gerekiyor sanki; öyle ki günü bitirmemek için uyumayı bile bırakıyorsun, geceler sabahlarına dahil oluyor, uyku bir ihtiyaç değil bir hikayenin sonu gibi sanki. Aklımda bir tat bırakıyor bir ‘an’. Sonunu düşünmek ürpertiyor, uyumak; sanki bir rüyadan uyanmak gibi. Bazı şeyler seni etkisi altına alıyor, o kadar kısa yaşıyorsun ki bu etki anlarını, her biri bir daha tadamayacağın bir etkiye sahip. 'Etki anları' !..

Düşünmeyi kesmiyoruz bazen de, durmadan sonrasını, ilerisini düşünüp duruyoruz ve anı kaçırıyoruz. Kısa bir an iyi, sonra alıkoyuyorsun bir kahkahayı dahi, bir ‘ceza’ gibi. Bir şeye hiç sahip olduğunu fakat dokunamadığını hiç düşündün mü. Kıyaya çarpan dalgalar gibi, sana çarpıyor ve kıyıda sana ait ne varsa alıkoyuyor bir süre ve sonra tekrar çekiliyor kendine, dalga misali. Seni sen yapan şeyleri alıyor, ama gidiyor.

Arada bir, bir parçanı alıkoyuyorsun, bazen beraber güldüğün uzun ama ‘kısa’ bir an oluyor. Dokunmuyorsun, yine de bir parçan gibi. Düşünceleri dizginlediğimde yine bana kalıyorum, kendime kalmayı sevmem ama bazen sadece ‘su’suyorum kendime işte. Böylesi iyi de olsa kötü de olsa insanı en iyi yine kendi anlıyor sanki ha.

Geride birini bırakma fikri hep kötüdür. ‘Issız’ olursun, denersin. Sonra üzersin. Sonra yazarsın. Sonra kaçarsın kendine; yazarsın. Gece olur, sabah olur,  yine yazarsın..

Ruhuma sadece ben dokunsam, tozlu bir deftere geçsem beni, anlatsam o da dinlese. Tökezlesem bazen bir çocuk gibi, yine sadece düşerek büyüsem; dokunmasalar, parçalanmasam. Bir rüzgar olsam baharda, sarsmasam kimseyi, sarsılmasam, esip geçsem. Dokunduğum her şeyde bir ‘esinti’ olsam; tat bıraksam sadece.

.....Ve bazen ‘susarım’. bazen ‘saçmalar’. Dudaklarım parçalanır bazı kelimelerde, sonra ‘kaçarım’ kendime. Sebep delilik değil, anlamazsın ki sen.... 

''I take a walk outside.. I'm surrounded by some kids at play. I can feel their laughter, so why do I sear? Oh... and twisted thoughts that spin round my head!...''

''Bir yürüyüse çikarim.. Oynayan çocuklarla çevrilirim. Gülüşlerini hissederim. Peki ya ben niye kuruyup soluyorum? Ah... ve basimi döndüren buruk düsünceler!...'' Pearl Jam-Black

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder