18 Kasım 2013 Pazartesi

Eski ve Yeni; Hayatın sonu olmayan yolu üzerinde barınır

Eski olanı severim.
eski olan herhangi bir şeyi
atma fikri,
kesinlik berbat bir fikir.

eski kitaplar
eski sokaklar
eski aşıklar
eski köpeğin
eski evin
eskiyen ne varsa
sanki bir o kadar yeni.

şimdilerde
yeni bir şeyler için de
kötü diyemem
fakat özlemek
yabana atılmıyor.

yeni bir şeylerden
bahsetmişken.
internette insanlarla
sohbet etmek bir olanak
ve iyi olduğunu düşünüyorsun
bir süre,
sonra bambaşka konulara girip
delice gülüyorsun
ama o an,
yanında olmadığım o an,
kaybettiğim çok şey var
gibi geliyor.

bir sohbetin tadı
damağımda kalıyor desem,
abartmış olmam.

genelde beraberce
dışarı çıkıp eğlenip gülme
fikrine sifonu çekeriz.
neden böyle yaparız
bunun üzerine biraz düşünüyorum..
aklıma gelen ilk neden;
bu akıl almaz kutuların içindeki büyünün
bizi ne kadar tembelliğe ittiği.

o an kaçırdığım sıcak gülümsemeler
ve bakışlara dair bir çok his.

o anlarda başka ne gibi şeyler
yaşayabileceğinizi de
teraziye katarsanız eğer,
hayat sonu olmayan bir yolmuş
ve siz bu yolda
daha başlangıç çizgisinde
takılıp kalmışsınız
gibi gelir...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder