16 Ağustos 2013 Cuma

Vazgeçtiğin An Bitiyor Savaşın

Yaprak 
dolması 
gibi 
hissediyorum
bazenleri. 
öylece sarılıp 
sarmalanıp 
tutsak 
edilmiş
tüm 
pirinçlerim. 

arada 
bir 
hayatına
limon 
sıkılmış 
gibi. 
suratın
bin parça
şekil 
değiştiriyor,
kişilik
bozukluğu 
geçirmiş 
bedenler
karşısında.. 

bir 
baş ucubu 
kitabı 
gibi 
kıvrılmış 
bir sayfam
var,
bekliyorum
okusun diye; 
unutuluyorum.

tek 
istenilen, 
sizin 
diğer
kitapları
okumanız.
onları 
sevmeniz
onları 
önemsemeniz
onlara 
parmaklarınızı
sonra 
tüm benliğinizi
kaybedene
kadar 
yardım etmeniz. 

yarın 
ölecekmiş 
gibi 
mutlu 
davranıyorum 
olmasam bile, 
son paramıda
harcıyorum.

bazılarıysa
sonu 
olmayan
paralarından
sonu olan
mutluluklara 
yuvarlanıyor.

bir maske 
takıyorum, 
hep mutlu 
sanılıp 
yormamak
adına. 
neden 
yorayım ki 
kimseleri?

kazanmaktansa,
harcamak
daha 
kolaydır 
adamları.

harcayanlar
kağıt 
mendiller
gibi 
tuvalete
atılır
penceremden.
sifonu
çekme
opsiyonu
bi adım
ötededir,
düşünmem
çekerim.

elbet
niye?
derler.
sonra 
özledim 
derler. 
sonra
kan
emmek 
isterler. 
ve 
öyle
kağıttan
adamlar
ve 
kadınlar
yine 
giderler
bu sokaklardan.

bırakın
bir 
kere  
gitsinler.
iki
kere 
gidenler
hep 
zamandan
yerler. 
bırakın
gitsinler.

sonrası
mı?   
günün 
sonunda 
buzdolabının 
yumurtalık 
bölümüne 
konan 
yarım 
limona 
iyi geceler 
diyip 
yatıyoruz..

1 yorum: