1 Haziran 2012 Cuma

Bir şarkı çalar ve sen binlerce şey hissedersin

         Bir şarkı çalar ve sen binlerce şey hissedersin, birini tanırsın ve bazen çok sıkı sararsın hiçbir zaman uzağında kalmıcağını veya terkedilmeyeceğini düşünebilirsin. Ve zaman size kurnaz oyunlar oynar. Bir gece ve tek bir zaman, bize ayrılan bu anda belkide yapmamız gereken şeyleri es geçeriz olur ya.
         
         İnsan zihni hiç birşeyi unutmaz yapılanları, kime ne kadar değer verdiğini. Herkesin hayattaki yeri ayrı, ve bazen çok şey paylaşıyoruz fakat sadece gülümsediğimiz zamanlarda yanında olmak diye bişey var; var mı sormak bile istemiyorum aslında. Hayatın zevkini ne zaman tadıyorsak ve o an yanımızda kimler varsa onları önemsiyoruz; bu böylemiydi ben mi bilmiyordum. Yada herşey neden böyle gözüküyor bilmiyorum. 
        
          Geçmiş denen şey bir bulmaca olmuş, ben çözemiyorum. Seviyorum seveni, bana gülümseyeni seviyorum ve eğer geride bir kırık kalp bırakmışsam ya da soğuk bir yüz yanında olup ona iyi hissetmesi için gerekli şeyleri yapmak için çekinmem. Biri gelir ve sıkıca elini tutmamı ister, yalnız olmadığını bilmek ister; çok mu şey diliyor? Hayır; sıkıca sarılırım ne kadar çirkin ve şişko olduğunu söylerim sadece.Gülümser bir süre. Peki ya sonra... 
        
          Sonrasını bende bilmiyorum; anlaşılmaz bir hal alıyor. Biri geliyor, dinliyorsunuz anlıyorsunuz sarılıyorsunuz  ya sonra... biraz zaman peki ya sonra... Sonrası yok işte; belki sadece uzaktan uzağa düşünürsün sadece, sorarsın kendine noluyor diye. Sonra da sadece yanındaki farklı yüzlere gülümsüyor bulursun. Sana sarılan bedenlere bir daha dokunmadan, bakmadan, görmeden. 
         
          Bu yüzdendir ki bir şarkı çalar bir melodi duyarsın binlerce şey hissedersin, binlercekez düşünürsün, defalarca sorarsın noluyor diye; yine de sadece rüzgarın kulağının yanından geçen fısıltısı cevapalar tüm o  sorularını.


2 yorum: